Kadın Erkek Ayrımcılığı Yapana Ne Denir?
Bazen hayat bana tam bir komedi filmi gibi geliyor. İzmir’de yaşıyorum, her sokak köşe başı yeni bir şaka gibi; kahkahalar, diyaloglar, bazen de herkesin birbirine gülerek bakması, ama bir yandan da ciddi meseleler… Bugünlerde kafamı meşgul eden bir konu var: Kadın erkek ayrımcılığı yapana ne denir?
Hadi gelin, bu soruya mizahi bir bakış açısıyla dalalım. Gündelik hayattan örneklerle, hem güldürerek hem de düşündürerek, kadın erkek eşitsizliğini eğlenceli bir şekilde sorgulayalım. Ama şunu baştan söyleyeyim, kimseyi küçümsemeyeceğim, yalnızca gerçeği çocuksu bir şekilde dillendireceğim. Ama yazının sonunda şu gerçeği hepimiz kabul edelim: “Evet, bazen gerçekten çok ciddiyim.”
Kadın Erkek Ayrımcılığı Ne Demek?
Öncelikle, bu ayrımcılığın ne anlama geldiğini anlamamız lazım. Kadın erkek ayrımcılığı, aslında çok basit: Erkeklerin, kadınlardan daha değerli, güçlü, zeki, yetenekli olduğunu düşünen, bir tür eski kafalı bakış açısı. Hadi bakalım, herkes gözünü açsın, çünkü şu an çok popüler olan ve bir o kadar da ‘moda’ olmuş bir şeyden bahsedeceğiz: İnternetteki cesur kahramanlardan, “Kadınlar daha zayıf, erkekler daha güçlü” söylemleri.
İzmir’de, bir kafede oturuyorum. Yan masada birkaç arkadaş konuşuyor:
A: “Vallahi kadınlar araba kullanmayı öğrenemiyor, ben bunu net görüyorum.”
B: “Ya kardeşim, bilmiyorum, kadınlar daha temkinli olur, hani kazalar o yüzden daha çok erkeklerden çıkıyor bence.”
C: “Hı, tamam, kadınlar biraz yavaş ama bu da bir avantaj, değil mi?”
Herkes bir şekilde “Kadınlar şunu yapamaz, erkekler bunu yapar” anlayışıyla yaşıyor. Ve bazen, abla, yavaş olman, dikkatli olman, sakin olman avantajdır. Yani sonuçta trafik kazası yapan kişi de genellikle “o hızla giden motorlu insandır.”
Kadın Erkek Ayrımcılığı Yapana Ne Denir? – Klasik Bir Cevap
“Kadın erkek ayrımcılığı yapana ne denir?” sorusunun klasik cevabı aslında tam anlamıyla “gerçekten şunu demek istiyorum: “Siz tam anlamıyla dinozorsunuz!” Yani bu ayrımcı bakış açısını taşıyan kişiler ya gerçekten gelişimini tamamlayamamış, ya da dünyayı olduğu gibi görmek istemeyen kişilerdir.
Çünkü artık, günümüz dünyasında kadınlar yalnızca ev işleriyle veya çocuk bakımıyla ilgilenmiyor, iş dünyasında da tıkır tıkır çalışıyorlar! Bu, sokakta yürürken gördüğünüz, kadınları hâlâ “kendi” rolüne hapsetmeye çalışan adamlara tam da bir yanıt.
İç sesim:
“Ya şimdi ben mi yanlış düşünüyorum, yoksa gerçekten böyle mi? Şu an kadın erkek eşitliği diye çığlık atarak onlara ‘Evet!’ dedikten sonra geriye dönüp bakıp düşündüğümde acaba onların hala hani kadınlar ‘doğasında’ ev işine mi ait, yoksa bu kültürel bir yanlışlık mı?’ ”
İşte o yanlışlık tam burada başlıyor.
Kadın Erkek Ayrımcılığı: Sürekli Karşımıza Çıkıyor
Her zaman karşılaştığımız bir durum: Çalışma hayatı… Yani, bizim gibi insanları, özellikle genç nesli ele alacak olursak, birçoğumuz hâlâ ofislerde “yavaş” diye nitelendirilen bir kadının daha az yöneticilik pozisyonunda olduğunu görebiliyoruz. Hadi canım! Kadınlar neredeyse %100 çalışma hayatında erkeklerle eşit haklara sahip. Ya da belki %95…
İzmir’de bir iş görüşmesindeyim. O kadar dikkatle şunları dinliyorum ki, bir arkadaşımın yönetici pozisyonu açığını daha iyi bir adaya kaptıracağını düşünüyorum.
Patron: “Ahmet, biz buradaki işler için ciddi öneriler bekliyoruz. Şu işin sonuçlarını sen önde götür. Bu kadınların ne işi var, biz erkekleri takımı lideri yapalım, daha düzenli olacak.”
Bana iç sesim: “Oğlum, gerçekten bu adamlar hâlâ kadınları ‘başarı için’ yeterli görmüyor. Ne demek ya? İnsanlar kadınları dışarıda en başta eklenme gibi bir çözüm olarak mı görüyorlar?”
Günümüzde bazen, kadınların liderlik yetenekleri ya da başarıları, hâlâ “erkekler için uygun” olmuyor. O zaman “Kadın erkek ayrımcılığı yapanlara” ne denir? Basit: Gerçekten gelişim sürecini tamamlamamış dinozorlar, hala mağara kafasında yaşayan insanlar. Ne yazık ki bu tip görüşlerin toplumda ‘norm’ haline gelmesiyle birlikte, insanlar hayatlarına devam edebiliyorlar.
Kadın Erkek Ayrımcılığı Yapana Ne Denir? – Mizahi Bir Yaklaşım
Gelelim, kadın erkek ayrımcılığı yapana ne denir kısmına! Gerçekten, bakın bir arkadaşımın tavsiyesiyle ben de “geçmişte kadın-erkek eşitliği” gibi toplumsal bir meselenin altını çizmeyi denemiştim. Ama gördüm ki, mesela bazen “sıradan” düşünmek bile işe yarıyor!
Bir işyerinde kadın bir arkadaşım: “Ya işte ben bu toplantılara katılamıyorum. Çünkü yönetim hep erkeklerin arasında, sıkıcı! Yani, niye katılayım?”
Ben: “Açıkçası bence, eğer orada kadın olmak seni rahatsız ediyorsa, gerçek bir dinozora dönüşebilirsin!”
Yani bana göre, kadın erkek ayrımcılığı yapana, gerçekten “hiçbir şey anlamayanlar” diyebiliriz. Yani mesela insanlar hâlâ bazı yerlerde “Kadınların yerinin ev olduğunu söylemek” ya da “Kadınların araba kullanmasını yasaklamak” fikriyle durabiliyorlar. Ne diyoruz? “Kardeşim, geçmişi değiştiremezsin ama bir de bakarsın, bir gün evde oturan, erkek ev kızı olur!”
Sonuç: Kadın Erkek Ayrımcılığı Yapana Ne Denir?
Kadın erkek ayrımcılığı yapana ne denir? Dinozor! Ve en sevdiğim cevap ise şu olur: Farkında olmadan geçmişte yaşamaya devam eden insanlar. İlerleyen yıllarda, teknolojinin gücüyle birlikte toplumsal farkındalıkların arttığını düşündükçe, kadın erkek ayrımcılığının giderek daha fazla kaybolacağını umut ediyorum. Ama gelin görün ki, bazen karşımıza çıkıyorlar, bazen “Kadınlar” diyorlar ama ben bir yandan ofiste ya da kafede şunu düşünüyorum: “Ulan hala bu mu, daha ne kadar yaşayacaklar?”